İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
İkindi17:05 Akşam20:35 Yatsı22:21 İmsak03:32 Güneş05:27 İşrak06:10 Öğle13:07
Hava - Hava durumuAçık 25°C Nem %43
Türkçe
22 Zilka'de 1445 30 Mayıs 2024 Perşembe
22 Zilka'de 1445
Öğle
13:07
İkindi
17:05
Akşam
20:35
Yatsı
22:21
İmsak
03:32
Güneş
05:27
İşrak
06:10
Giriş Yap

Vakit itikaf vakti

Özel Haber
Özel Haber
30.03.2024    |

Îtikâf, insanlık tarihi boyunca uygulanmakta olan, Kur’an-ı Kerim’de işaretleri bulunan köklü bir gelenek, İbrahim (AS)’dan itibaren diğer peygamberlerin sünneti, Peygamber Efendimiz (SAS)’in ise terk etmediği sünnet.

Kişinin kendini Allah’a ve O’nun hoşnutluğuna adayarak zamanının belirli bir kısmını ayırma, itikaf için belirlenmiş bir caminin köşesinde, dünyanın koşuşturmacasından uzaklaşarak gelişim ve dönüşüm içine girme fırsatı.

Her zaman devam edilen farz ibadetlerin yanı sıra nafilelerle duygu ve düşünce yoğunluğunun doruğa ulaştığı, hayatın anlamı üzerine tefekkür etme; derin ufuklara açılma imkanı.

Ramazan ayının son on gününde niyetlenilen itikaf, Peygamber Efendimiz (SAS)’in terk etmediği sünnetlerden: Sünnet-i müekkede.

Gündüzleri oruçla, geceleri de ibâdet ve zikirle mescidde geçirerek, tevbe ve gözyaşlarıyla kalbin yıkandığı, rahmet ve mağfirete kapı aralayacağı umularak tam anlamıyla kulluğa adanan kıymetli vakitler. Âlimlere göre teravih gibi itikafın de sünnet-i kifaye yönü bulunmakta. Dolayısıyla itikaf bütün beldelerde ayrı ayrı Müslümanların sorumluluğuna girmekte; her bir mahallede mutlaka itikafa girilen bir mescit ve bir akif bulunması gerekmekte.

Bu suretle bazı müminlerin Peygamber Efendimiz (SAS)’in nebevi hatırası olan itikaf ibadetini yerine getirmesiyle sünnet ihya edilmekte. Her yerleşim yerinde en azından bir akif bulunduğunda o beldedeki diğer Müslümanları sorumluluktan kurtardığı gibi Cenâb-ı Hakk'ın, itikâf yapanın ecrini-sevabını diğer belde Müslümanlarına da vereceği umulmakta.