İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Öğle13:16 İkindi17:13 Akşam20:37 Yatsı22:20 İmsak03:50 Güneş05:41 İşrak06:24
Hava - Hava durumuAçık 30°C Nem %63
Türkçe
14 Muharrem 1446 20 Temmuz 2024 Cumartesi
14 Muharrem 1446
İşrak
06:24
Öğle
13:16
İkindi
17:13
Akşam
20:37
Yatsı
22:20
İmsak
03:50
Güneş
05:41
Giriş Yap

Gez Dünyayı Gör Konya’yı

Özel Haber
Özel Haber
31.12.2022    |

3. Bölüm

Konya, asırlar öncesinde insanoğlunun ilk yerleşim yerlerinden biri; Anadolu Selçukluları’nın 200 yıl boyunca baş kenti olan, birçok medeniyetin izlerini bağrında taşıyan şehir.

Ülkemizin en geniş toprak alanına sahip şehri olan Konya’yı gezerken bu gelenek şehrinde hem tarihi, hem kültürel, hem tabiatla iç içe dakikalar ve saatler geçirmek mümkün.

Tarihi şehir merkezinde ilim ve kültür havası teneffüs ettikten sonra Meram ilçesinde Meram Köprüsü, özellikle çocuklar için 80 Binde Devr-i Alem Parkı ve Konya Bilim Merkezi gezilebilir. Her biri farklı düşünce diyarına yelken açtıran Çatalhöyük, Beyşehir, Akşehir ve Karatay’ı da güzergahınıza ekleyebilirsiniz.

Konya’nın doğal güzelliklerine de ibret nazarıyla bakmak isterseniz yolunuzu Meram Bağları’na düşürebilirsiniz.

Meram Bağları

Meram Konya’nın zamanında bağları bahçeleri ile meşhur merkez ilçesi. Öyle ki Evliya Çelebi, seyahatnamesinde gezip gördüğü diğer yeşillikli yerler için Meram’a atıfta bulunan “Bağ-ı Meram” ifadesini kullanırmış. Eskiden Konya’nın en yeşil, içinden sular akan, bağ, bahçe ve bostanlarla dolu yeri olduğu için bugün bu miras günümüzde de yaşatılmak isteniyor. O nedenle de Meram’da son zamanlarda yoğun bir kentsel dönüşüm faaliyetleri yürütülüyor.

Büyük çaplı tematik parklar, sosyal tesisler ve yeşil alanlar oluşturuluyor. Burası hem doğal manzara eşliğinde çay yudumlamak isteyen yetişkinler için, hem de eğitici etkinlikler arayan çocuklar için görülmeye değer.

80 Binde Devrialem Parkı

Meram bölgesinde çocuklara hitaben hazırlanan tematik parklardan biri 80binde Devrialem Parkı. Türk tarihi ve kültürel mirasını yaşatan 120 minyatürden oluşan Cihan-ı Türk parkı, bu parkın 3 ana bölümünden birini oluşturuyor. Girişin cüzi bir miktarda olduğu tematik parkların ziyaret saatleri yıl boyu 09.00 – 17.30.

Meram bölgesinde yer alan bir diğer tematik park, namı diğer şehirlerden duyulan Bilim Merkezi.

Bilim Merkezi

Konya’da çocukları ve gençleri bilimle tanıştırmak amacıyla kurulan bilim merkezi ziyaretçi akınına uğrayan bir yer. Bilim merkezinde yapılabilecekler arasında kalbinizin ritmini dinlemek, 9 şiddetindeki bir deprem tatbikatı yapmak, rüzgardan enerji elde etmek, tıpkı bir bilim insanı gibi laboratuvarda deney yapmak, elektrik devresi kurmak, planetaryumda bilimsel gösterilere katılmak ve gözlem kulesinden gökyüzüne bakmak bulunuyor. Pazartesi hariç hafta içi her gün 09.00 – 17.00, hafta sonu 10.00 – 18.00 saatleri arasına açık olan Bilim Merkezi’ne uğramadan önce internet sayfasını incelemek de faydalı olabilir.

Konya tarihi şehir merkezinde birkaç asır gerisine yolculuk yaptığımız gibi Konya sınırlarından dışarıya çıkınca tarihten geriye yolculuğumuz da hız kazanıyor. Menzilimizde 10 asırlık Çatalhöyük var.

Çatalhöyük

Konya şehir merkezinin güneydoğusunda 40km mesafede, araçla 40 dakika yolculuğun ardından ulaşılabilen, günümüzde Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında yer alan Çatalhöyük Neolitik Antik Kenti’ndeyiz. Çatalhöyük ismi, höyüğün farklı yükseltili iki tepesinin çatal şekline benzemesinden geliyor. Dünyada bilinen ilk yerleşim, ilk şehirleşme ve ilk hayvan evcilleştirmenin görüldüğü yerlerden biri Çatalhöyük.

Dünya Mirasları arasında olan Çatalhöyük, 9500 yıllık geçmişi olan, yaklaşık 8000 insanı barındırmış bir Neolitik kasaba. Bu sokaksız kasabada evlerin kapısız olması, kapı işlevini damların üstlenmesi dikkat çekiyor. Devrin insanlarının duvar resimleri ,günümüze kadar gelen asırlık kalıntılardan hayretle görülebiliyor. Antik kentte devam eden kazılarda çıkan buluntular Konya Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Konya’ya, Anadolu’nun bağrında yer alan bu ovaya geldiğinizde gözünüz deniz aramaya başladıysa Konya’nın denizi tabir edilen Beyşehir Gölü’ne, bu göle ev sahipliği yapan Beyşehir ilçesine yolunuzu düşürebilirsiniz.

Beyşehir

Beyşehir ilçesi, Mevlana Meydanı’na araçla 1 saat 15 dakika, Çatalhöyük Antik Kentine ise yaklaşık 2 saat mesafede yer alıyor. Beyşehir gölü Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü olma özelliği taşıyor. Burada göl kıyısında bisiklete binilebiliyor, yürüyüş yapılabiliyor hatta uygun mevsiminde yüzülebiliyor da. 

Beyşehir’den yönetilen Eşrefoğlu beyliği dönemi eserlerinden güzel bir de camii, Eşrefoğlu Camii. Orta Asya’da Semerkant, Buhara gibi kadim Türkistan şehirlerinde yer alan ağaç direkli camilerin Anadolu’daki eşsiz örneklerinden. 1296-1299 yılları arasında inşa edilmiş olan camii, ahşap sütunları, tamamen ahşap ve kalem işçiliği ile süslü tavanı, Kündekari tekniği ile yapılmış ahşap minberi ile zarafet timsali. 13. Ve 18. Asra ait sanat eseri değerindeki cami halılarını bugün Konya İslam Eserleri Müzesi’nde görmek mümkün.

Konya’ya kadar gelip, tatlı su gölü Beyşehir’i görüp tuzlu su gölü Tuz Gölü’ne uğramamak olur mu?

Tuz Gölü

Türkiye’nin tuz ihtiyacının %40’ını tek başına karşılayan, Türkiye’nin üçüncü büyük ve en sığ gölü Tuz Gölü’nün büyük bir bölümü Konya sınırları içinde yer alıyor. Güneş batarken Tuz Gölü’nün manzarası görülmeye değer. Bu bölgeyi fotoğraf turizminin bir parçası olarak ziyaret edenler bile söz konusu.

Nasreddin Hoca’nın Diyarı Akşehir’e hareket ediyoruz.

Akşehir

Konya şehir merkezine araçla 2 saat mesafede yer alan Akşehir, Nasreddin Hoca’nın maya çaldığı, Akşehir Gölü’nden alıyor ismini. Maya çalınan gölün yerinde yeller esiyor zira kurumuş. Nasreddin Hoca’nın mezarı olduğu düşünülen yerin karşısında Gülmece Parkı bulunuyor.  Rüştü Bey Konağı’nda yer alan Akşehir Nasreddin Hoca Arkeoloji Ve Etnografya Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Müzede hem Akşehir’e özgü kültürel nesneler hem de Nasreddin Hoca’ya dair bilgiler ve canlandırmalar bulunuyor.

Bugün susuz durumda olan Akşehir Gölü

Kızören Obruğu ve Obrukhanı

180 metre genişliği ve 145 metre derinliğinde bir obruk gölü "Kızören Obruğu" ve kıyısındaki "Obruk Hanı" tarihi ve doğal özellikleriyle görenleri etkileyen doğa ve sanat harikaları. I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan tarihi Sultanhanı'nın da yer aldığı İpek Yolu güzergahında bulunan "Obruk Hanı" Konya'nın Karatay ilçesinde, kent merkezine 75 kilometre uzaklıkta, Konya-Aksaray karayolunun ise 4 kilometre kuzeyinde yer alıyor.

Obruk Hanı, Anadolu Selçuklu kervansaraylarının özelliği, kervanların 9 saatte alacağı 30-40 kilometrelik menzile uygun şekilde konumlandırılmış bulunuyor.  Bu kervansarayların içinde zamanında eczane, baytar, lokanta gibi imkanlar bulunmaktaydı. Misafirlerinden yeme içme ve konaklama ihtiyaçları için ücret de talep edilmemekteydi. Obruk Hanı kullanıldığı tarihte su ihtiyacını buradan karşılamaktaydı. Obruklar, yer altı sularının çekilmesiyle oluşan karstik oluşumlu göçükler aslında. Obruk Gölünün içinde bulunan suyun yüzeyi de yer altı sularının seviyesini göstermekte.

Konya Yöresi Halıları

Halıcılıktaki şöhreti Selçuklu döneminde başlayan Konya bölgesi Karapınar, Sille, Obruk, İnlice köyü, Lâdik, Sarayönü, Ereğli ve Karaman’ı içine alıyor. Günümüzde geniş topraklı Konya iline bağlı ilçeler olan bu kadim medeniyet membaları, her biri kendine has özellikte halıların üretildiği sanat merkezi idiler. Bölge halılarının şemalarında geometrik bölümleri baklava, düğüm ve sekizgen yıldızlar birbirine bağlıyor. Seccadeler tek ve çift mihraplı olabiliyor. Lâdik halılarından özellikle 18. Asır eserleri seccade tarzında.

Lâdik halıları, diğer halılardan biraz daha öne çıkarak  Karapınar Lâdiği, İnlice Lâdiği gibi türlerin ortaya çıkmasına yol açmış. Günümüzde Karaman, Karapınar ve İnlice gibi bazı merkezler halen Lâdik tipi seccade üretmekte iseler de geleneksel usulde üretimin yanı sıra sentetik boya kullanımı, sine düğümü uygulaması ve Isparta tipi üretim de yapılıyor. Bu halılar bugün Konya şehir merkezinde Türk-İslâm Sanatları Müzesi’nde bulunan 6000 eserden birini oluşturuyor.

Nasıl gidelim?

Anadolu’nun bağrında yer alan Konya şehir merkezine günümüzde pek çok şehirden karayoluyla ya da havayoluyla, İstanbul, Ankara, Eskişehir gibi şehirlerden hızlı trenle, İzmir’den Konya Mavi treniyle ulaşmak mümkün. Yolunuz Konya’ya düşerse Mevlana’nın izini sürmeyi, birbirinden değerli sanat eserleri olan çini, oyma ahşap, el dokuması halıları incelemeyi, etli ekmeğinden tatmayı, Meram bağlarının havasını solumayı ihmal etmeyin.

 

­

 

 

 

 

 

© İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Kabe
Canlı Yayın
Şuan Canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
player image icon close icon
AKRA CANLI
Canlı Yayın
Canlı Yayın Add Icon volume up
 /