Salavat-ı Şerif getirmek, Peygamber Efendimize (SAS) manevi olarak yaklaşmanın en güzel yollardan biridir. Günde kaç kez getirileceği konusunda belirli bir sınır yoktur, ancak İslam alimleri, bu güzel duayı sürekli olarak dilimizde tutmamızı tavsiye eder.
Her bir Salavat, kalbimizi arındırır, ruhumuzu huzura kavuşturur ve Allah’a (CC) yakınlaşmamıza vesile olur. Salavat-ı Şerif okumanın bir sınırı yoktur; ne kadar çok okursak, o kadar fazla sevap kazanırız.
Efendimiz (SAS) bir hadisinde, “Kim bana bir Salavat getirirse, ben ona on Salavat getiririm,” buyurmuştur.
“Sizden biriniz bana salavat okuduğunda, Allah da ona rahmet eder” (Müslim).
Nitekim Übey bin Kâb -r.anh- diyor ki:
“Hazret-i Peygamber’e:
– Yâ Rasûlallâh! Ben sana çok salavât-ı şerîfe getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?» diye sordum.
– Dilediğin kadar yap.» buyurdu.
– Duâlarımın dörtte birini salavât-ı şerîfeye ayırsam uygun olur mu?» diye sordum.
– Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu.
– Öyleyse duâmın yarısını salavât-ı şerîfeye ayırayım.» dedim.
– Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla yaparsan senin için hayırlı olur.» buyurdu.
Ben yine:
– Şu hâlde üçte ikisi yeter mi?» diye sordum.
– İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için iyi olur.» buyurdu.
– Öyleyse duâya ayırdığım zamanın hepsinde sana salavât-ı şerîfe getirsem nasıl olur?» deyince:
– O takdirde Allâh bütün sıkıntılarını giderir ve günahlarını bağışlar.» buyurdu.”
(Tirmizî)
Kıyamet günü Resulullah'ın (SAS) yanında olacak kimseler
Resûlullâh (SAS) şöyle buyurur:
"Kıyâmet gününde insanların bana en yakın olanları; bana en çok salât ve selâm getirenlerdir."
(Tirmizî)
En yaygın salavatlar
İbn Ebî Leyla şöyle demiştir: “Ka’b b. Ucra ile bir defasında karşılaştım, bana şöyle dedi: Sana Hz. Peygamberden işittiğim bir hediye vereyim mi? Hz. Peygamber bizim yanımıza geldi. Biz ona ‘Ya Resûlallah! Bizler sana nasıl selam okuyacağımızı öğrendik. Fakat sana nasıl salât okuyacağız?’ diye sorduk. Resûlullah (SAS) bize şöyle buyurdu;
للَّهُمَّصَلِّعَلَىمُحَمَّدٍ،وَعَلَىآلِمُحَمَّدٍ،كَمَاصَلَّيْتَعَلَىإِبْرَاهِيمَوَعَلَىآلِإِبْرَاهِيمَإِنَّكَحَمِيدٌمَجِيدٌ
Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine, İbrahim ve onun ailesi üzerine salât ettiğin gibi salât et!
Şüphe yok ki, sen çokça hamdedilen ve şanı yüce olansın.
اللَّهُمَّبَارِكْعَلَىمُحَمَّدٍ،وَعَلَىآلِمُحَمَّدٍ،كَمَابَارَكْتَعَلَىإِبْرَاهِيمَوَعَلَىآلِإِبْرَاهِيمَإِنَّكَحَمِيدٌمَجِيدٌ
Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine, İbrahim ve ailesine bereket ihsan ettiğin gibi bereket ihsan eyle!
Şüphesiz ki, sen çokça hamdedilen ve şanı yüce olansın.
(Buhârî)