İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
İmsak03:38 Güneş05:34 Öğle13:14 İkindi17:13 Akşam20:45 Yatsı22:33
Hava - Hava durumuAçık 23°C Nem %100
Türkçe
26 Muharrem 1448 10 Temmuz 2026 Cuma
26 Muharrem 1448
İMSAK GÜNEŞ İŞRAK ÖĞLE İKİNDİ AKŞAM YATSI
03:38 05:34 06:19 13:14 17:13 20:45 22:33
Giriş Yap

Fatma Sultan Camii (Gümüşhanevî Dergâhı) Yeniden İbadete Açıldı

10.07.2026    |

İstanbul Fatih’te, Eminönü semtinde, eski Bâbıâli günümüzde ise Valilik binası karşısındaki alanda Gümüşhaneli Ahmed Ziyaüddin Efendinin dergâhı olarak bilinen ancak günümüze ulaşmayan tarihi yapı, Mahmud Es'ad Coşan Vakfı ve İstanbul Valiliği tarafından yapılan kapsamlı çalışmalar sonrasında yeniden ibadete açıldı.

Mahmud Es’ad Coşan Vakfı, İstanbul’un kaybolan hazinelerinden biri olan tarihi binayı günümüze kazandırmak için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi.

1727 yılında III. Ahmed’in kızı Fatma Sultan tarafından inşa edilen, 1859’dan itibaren Gümüşhanevî Dergâhı olarak kullanılmaya başlayan ve 1925 yılına kadar bu fonksiyonu icra eden mekân, yaklaşık 100 yıl sonra, 29 Şevval 1447 (17 Nisan 2026) Cuma günü Cuma Namazı ile yeniden ibadete açıldı.

İstanbul Fatih’te Gümüşhaneli Sokakta bulunan caminin konumu için tıklayın 

Fatma Sultan kimdir?

Fatma Sultan, 1704’te 3. Ahmed’in kızı olarak dünyaya geldi. Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa ile genç yaşta evlendi. Fatma Sultan’ın adını taşıyan camiden evvel bir mescid olarak bulunan Piri Ağa Mescidini yanında Nevşehirli İbrâhim Paşa tarafından bir saray inşa ettirilir. Hayırseverliğiyle bilinen Fatma Sultan buradaki mescidin harap olduğunu görüp sarayının arazisinden de biraz yer ilâve ederek büyük bir cami inşa ettirmiştir. Fatma Sultan 29 yaşında 1733’te vefat etti.

Fatma Sultan Camii hakkında neler biliniyor?

Camiin açılışı hicri 1140 (Miladi 1727) yılı Rebiülevvel'inin sekizinde bir Cuma günü yapılmıştır. 1755’te Hocapaşa yangını, 1761’de bölgeye yıldırım düşmesi, 1808’de geçirdiği yangın gibi tahribatlar yaşayan cami, 1827 yılında 2. Mahmut tarafından çeşitli eklemelerle yeniden ihya edilir.

Fatma Sultan Camii, 1859 yılında Şeyh Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin temsil ettiği Nakşibendî Hâlidî kolunun Ziyâiyye şûbesinin merkezi olmuştur. Daha önce Mahmud Paşa Medresesi’ndeki hücresinde ilim ve irşad faaliyetlerini sürdüren Gümüşhanevî tarafından Fatma Sultan Camii’ne meşihat konulması sonucunda, camii aynı zamanda tekke hüviyetine bürünmüştür. 19. yüzyıl ortalarında metruk ve çoğunlukla ibadete kapalı bir vaziyette bulunan bu camii, Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî tarafından ihya edilmiştir. Gümüşhânevî’nin halifelerinden Kastamonulu Hasan Hilmi Efendi, gönüllü olarak bu caminin müezzinliğini üstlenmiştir.

Günümüze kadar ulaşmayan yapı, tekkeye dönüştürüldükten sonra da cami olarak kullanılmaya devam edilmiş, batı yönüne 1875’te harem ve selâmlık bölümlerinin eklenmesiyle mimari bütünlüğe kavuşmuştur.

Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin ardından bu tekkede sırasıyla Kastamonulu Hasan Hilmi, Safranbolulu İsmail Necati, Dağıstanlı Ömer Ziyâeddin ve Tekirdağlı Mustafa Feyzi Efendiler (ks) vazifede bulunmuşlardır. 

İstanbul tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice’nin İstanbul’un kaybolan eserlerini anlattığı “Eski İstanbul’dan Notlar” kitabına aktardığına göre; Fatma Sultan camii, Osmanlı tarihinde Lâle devri denilen bir dönemin bir hatırası olarak yapılmış, 19. asrında da burada Gümüşhaneli Ahmed Ziyaüddin Efendi'nin kurduğu dergâh, İstanbul'un tasavvuf ve din bilgileri erbabının toplandıkları bir merkez olmuştur” Eyice bu satırları;  “Rahmetli dostum Sabri Ülgener'in çocukluğunun geçtiği bu yapı artık kaybolmuş” şeklinde belirtmektedir.  Yine eserinde şu bilgileri de aktarır: “Dr. Sabri Ülgener'in (Eski İstanbul müftüsü) dedesi İsmail Necati Efendi'nin bu dergâhın şeyhlerindendir.

Sabri Bey, dedesi Hacı İsmail Necati Efendi'den bahsederek onun, İstanbul'da eski Babıâli karşısında bulunan Gümüşhaneli Dergâhı'nın şeyhlerinden olduğunu söylemişti. Bu dergâh veya tekke, bitişiğinde olan Fatma Sultan Camii'nin müştemilâtını teşkil ediyordu.”

Günümüze neden ulaşamadı?

Tekke ve zaviyelerin 1925’te kapatılması ile Fatma Sultan Camii de hizmet dışı bırakılmış olduğundan, uzun yıllar cami ve bitişiğindeki dergâh binası, Fatma Sultan Camii ve Gümüşhaneli Dergâhı ile şeyh meşrutası, komşusu olan Vilâyet'te görevli jandarmalara tahsis edilmiştir. Yatakhane ve elbise deposu olarak kullanılmıştır. 1956-1957 yıllarında “imar” adı altında yapılan yıkımlarda cami de birkaç gün içinde yıkılıp ortadan kaldırılmıştır. Sonraları caminin arsası Defterdarlık tarafından alınarak oto parkı ve yeşil alan halinde düzenlenmiştir.

Çalışmalar nasıl sürdürüldü?

Tarihi bina, arşiv fotoğrafların ve bilgilerin ışığında aslına uygun olarak modern imkanlarla yeniden günümüze taşındı.

Toplam 1.101 m2’lik yapı alanında; Cami, idari bina ve kütüphane ve sergi salonu yer alıyor.

Restorasyon çalışmaları kapsamında; Cami, idari bina, sergi ve kütüphane alanlarını içeren yapı, projeye uygun olarak restore edildi. Minaresi çelik konstrüksiyon üzeri taş kaplama olarak yapıldı. Cami duvarlarında bulunan tüm kalem işi süslemeler onaylı projesine göre yapıldı. Sergi ve kütüphane alanında yükseltilmiş ahşap döşeme oluşturuldu. Kazı sonrası ortaya çıkan kalıntılar korunarak gerekli temizlik ve koruma çalışmaları yapıldı.

Ahşap ve betonarmenin beraber olduğu yapı koleksiyonunda, kalıntı alanı üzerine çelik konstrüksiyon ile imalat yapıldı. Hem ahşap hem çelik malzemeler, yangın geciktirici boyalar ile korundu.

İstanbul valiliği karşısında, Hükümet Konağı sokağı ile Gümüşhaneli sokağının kavşağında yer alan Fatma Sultan Camii, yapılan kapsamlı ve titiz çalışmalar sonrasında yeniden hizmete alındı.

Fatma Sultan Camii’nin tarihi ve günümüze ulaştırılması ile ilgili ayrıntılı bilgilere mec.org.tr/projeler/fatma-sultan-camii sayfasından ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

Kabe
Canlı Yayın
Şuan Canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
Canlı Yayın close icon
AKRA CANLI
Canlı Yayın
Canlı Yayın Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close