Müslümanlar için hicri senenin ayları içinde üç ayların çok büyük bir önemi var.
Peki üç aylar nedir, neden bu kadar kıymetli görülmüştür?
Recep, Şaban ve Ramazan; Hicri takvime göre senenin yedi, sekiz ve dokuzuncu ayları olan üç mübarek ay. Bu üç ay, yapılan dua ve niyazların dalga dalga Allah Teala’ya ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günahları silip yok ettiği Regaib, Mirac, Berat ve Kadir gecelerini içerisinde barındırır.
Recep ayı ile başlayan bu kıymetli zaman dilimi, Şaban ayı ve orucun farz olduğu Ramazan ayı ile devam eder ve nihayetinde üç gün boyunca Ramazan Bayramı kutlanır. Her yıl tekrarlanan bu kutlu mevsim, özellikle de içinde Kadir gecesinin saklı olduğu Ramazan ayının son on günü bizlere gündelik hayatlarımızı sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı sunar.
Üç aylar, insanın Allah-u Teâlâ Hazretlerine kulluğunu, duygularını, dua ve niyazlarını sunmak için bireysel veya toplu ibadetlerini yoğunlaştırdığı bir mübarek mevsimdir. Bu mübarek mevsimde ibadet ve dualar ile Allah (CC.) ile irtibat sağlamlaştırılır. Hediyeleşmeler, davetler ve çeşitli kutlamalar ile de toplumsal birlikteliğe katkı sağlanır. Doğal ortamda toplumun her kesimini etkileyen dini ve ahlaki bir eğitim mevsimi başlar.
İki Aylık İdmanla Ramazan'a Hazırlık
Toplumumuzda özellikle üç aylar için kullanılan bir metafor dikkat çekicidir. Recep ayı mahsulün ekildiği ay, Şaban ayı mahsulü yetiştirme ayı, Ramazan ayı ise mahsulün biçilme ayı olarak düşünülür. Ramazan ayında mahsulün verimli olması yani yenilenme amacına ulaşabilmek için hazırlığın iki ay öncesinden başlaması gerektiği ifade edilir.
Recep ayında Müslüman kişi otokontrolünü kuvvetlendiren oruç ibadetini arttırır ve kötülükleri bırakıp pişmanlıkla Allah’a yönelmek anlamına gelen tövbeye yönelir. Bununla hedeflenen Allah-u Teâlâ’nın lütfuna ve mağfiretine nail olabilmektir. Peygamber Efendimiz’in (SAS.) Ramazan’dan sonra en çok oruç tuttuğu rivayet edilen ay Şaban ayıdır. En güzel örneğimiz Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAS.) yaşamı ve tavsiyelerinin öğrenilmesi, sünnetlerinin canlandırılması, oruç ibadetine gayret ve maddi açıdan her kişinin Ramazan’a rahat girmesi maksadıyla zekâtın Şaban ayından hak sahiplerine ulaştırılması bu ay için planlanması gereken işlerdendir.

On bir ayın sultanı olan Ramazan ayına gelince iki ay öncesinden idman yapılan oruç ibadeti yanında Kur’an’ın indirildiği ay olması dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’e yöneliş artar. Hatimler, mukabeleler, gece kılınan teravih namazları ve son on günde itikaf ibadeti ile yoğun bir manevi atmosfer yaşanır. Böylece senelik manevi eğitim mevsimi tamamlanmış, kulluk bilinci tazelenmiş olur. İnsanın her konuda olduğu gibi manevi konularda da bir gelişmeye ve yenilenmeye ihtiyacı olduğu, bunun da ancak uygulamalı bir eğitimle mümkün olduğu düşünülürse üç ayların bu konudaki önemi daha iyi anlaşılacaktır.
Üç Ayların Payesi
“Recep Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ümmetimin ayıdır.” (Aclûnî; Keşfü’l-Hafâ, c. 1, s. 423, Hadis No 1358.)
Üç aylarla ilgili bu hadis-i şerifte ilk olarak Recep ayının Allah’ın ayı olduğu belirtilmiştir. İslami inanışta bütün aylar, yıllar, günler, saatler, yerler, gökler, ağaçlar, kuşlar vs. her şey Allah’ın iken Recep ayına böyle bir paye verilmesindeki maksat, Allah’ın kullarını çok bağışladığı, affettiği, rahmetinin coştuğu bir zaman dilimi olduğu vurgusudur.
Şaban ayı için Peygamber Efendimize (SAS.) aidiyet ifade edilmesi ise, bu ayda Peygamber Efendimize nice özel ikramların Allah Teala tarafından sunulması anlamındadır. Ramazan ayının ise ümmetin ayı olarak belirtilmesi, bu ayda Müslümanların istifade edeceği, güzel çalışırlarsa mükafatını çok çok alacağı, dikkatle ve özenle geçirip değerlendirilmesi gereken bir mübarek zaman olduğu anlaşılıyor.

Üç Aylarda Farkındalık
Adeta kişinin otokontrol sisteminin kurulmasına vesile olan bu mübarek aylar ve kandiller, bizleri dünyevi meşguliyetlerden sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmeye; yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi gözden geçirmeye yönlendirir. Böylelikle başta Yüce Yaratanımıza olmak üzere, ailemize, çocuklarımıza ve bütün insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlarız. Hata, ihmâl ve kusurlarımızdan döner, yanlış işleri bırakarak gafletten uyanmayı hedefleriz.
Yüce Allah’ın biz Müslümanlara ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman dilimi olan üç aylardan Recep ve Şaban aylarındaki hamlelerimiz, sonuçlarını Ramazan ayında gösterir.
Bu güzel hedefler her toplum için hayal edilirken; toplumumuz bunu hayalde bırakmamış, üç ay boyunca art arda gelen kandil kutlamaları, sıklıkla tutulan oruçlar, ibadet ve zikirler, nafile namazlar, sadakalar, komşu ve akrabalara yapılan ikramlar ve daha birçok geleneksel etkinliklerle zenginleştirerek toplumun manevi hayatını canlı tutmayı başarmıştır.