Uzmanlar, zorbalık ve şiddet içeren görüntülerin çocuk beyninde gerçek bir tehlike gibi algılandığını belirtiyor. Nörobilim araştırmalarına göre, bu tür sahnelere yalnızca tanıklık etmek bile beynin “tehdit modu”nu devreye sokuyor; kalp atışları hızlanıyor, stres hormonları artıyor ve vücut gerçek bir tehlikeyle karşılaşmış gibi tepki veriyor.
Prof. Dr. Meltem Erol, çocukların ekranla gerçek arasındaki farkı yetişkinler kadar ayırt edemediğine dikkat çekiyor. Erol, “Prefrontal korteks henüz tam gelişmediği için çocuk beyni şiddet ve zorbalık sahnelerini kurgu olarak algılayamaz. Bu durum yoğun stres tepkisine yol açar” açıklamasında bulunuyor.
Uzun süreli maruziyetin çocuklarda kaygı bozuklukları, uyku problemleri, dikkat dağınıklığı, okul başarısında düşüş ve davranış sorunlarına neden olabileceğini belirten Erol, bu stresin bağışıklık sistemini de zayıflatabileceğini vurguluyor.
Uzmanlar, ebeveynlere çocukların izlediği içerikleri yakından takip etmeleri, şiddet içeren görüntülerden uzak tutmaları ve ekran kullanım süresini sınırlandırmaları çağrısında bulunuyor. Uyku öncesi ekran kullanımının azaltılması ve dijital içeriklerin aile kontrolünde izlenmesi, çocukların ruhsal ve zihinsel sağlığının korunması açısından önem taşıyor.