İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
İkindi17:11 Akşam20:32 Yatsı22:12 İmsak04:02 Güneş05:49 İşrak06:34 Öğle13:16
Hava - Hava durumuAçık 31°C Nem %97
Türkçe
14 Safer 1448 28 Temmuz 2026 Salı
14 Safer 1448
İMSAK GÜNEŞ İŞRAK ÖĞLE İKİNDİ AKŞAM YATSI
04:02 05:49 06:34 13:16 17:11 20:32 22:12
Giriş Yap

Hac ve Umre Sevabına Vesile Olan Vakit; İşrak

Özel Haber
Özel Haber
28.07.2026    |

Enes b. Mâlik’ten (r.a.) rivayet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

“Kim sabah namazını cemaatle kılar, sonra güneş doğana kadar oturup Allah’ı zikreder, ardından iki rekât namaz kılarsa ona dört başı mamur bir hac ve umre yapmışçasına sevap verilir.” 1

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), Allah Teâlâ’ya şükür vesilesi olsun diye farz ibadetlerin dışında sık sık nafile ibadetlerde bulunur; vaktini zikir, tesbih, dua ve namazla değerlendirirdi. Bütün günahları bağışlanmış olduğu hâlde niçin bu kadar çaba gösterdiğini soranlara da “Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı?” cevabını verirdi.2

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) nafile ibadetleri aynı zamanda Allah’a (c.c.) ya kınlığını artırması için yapardı. Çünkü bir kudsî hadiste belirtildiğine göre Allah Teâlâ nafile ibadetlerin faydasını şöyle bildirmiştir: “Kulum, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli bir şeyle bana yaklaşamaz. O, nafile ibadetlerle de bana yaklaşmaya devam eder; sonunda ben onu severim. Sevince de artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden isterse istediğini mutlaka veririm. Bana sığınırsa onu mutlaka koruyup kollarım.”3

Nafile ibadet, kişinin yerine getirmekle yükümlü olduğu farz ve vacip ibadetler dışında kalan ibadetleri ifade eder. Bir anlamda gönülden koparak yapılan ibadet demektir. Nafile ibadetler, farz ibadetlerde bilmeden yapılan kusurları tamamlar,4 kişiye sevap kazandırır; onu Allah’a (c.c.) iyice yaklaştırarak sevgisini kazanmasına vesile olur. Bunun için Peygamber Efendimiz (s.a.s.) her fırsatta Allah’ı zikretmiş, nafile namaz kılmış, bize de bu nafile ibadetleri yapmamızı tavsiye etmiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) nafile ibadetleri yapmak için en başta seher vakitlerini tercih ederdi. İkinci sırada ise sabah namazının ardından güneşin bir müddet yükseldiği zaman dilimi gelirdi. O, sabah namazını kıldıktan sonra mescitten ayrılmaz, ashabına sohbet eder, güneş bir miktar yükseldikten sonra namaz kılardı. Kendisi zamanını bu şekilde değerlendirirken bize de bu vakti zikir, tesbih, dua ve namazla geçirmemizi tavsiye etmiştir.

İşrak ibadeti denince ne anlamalıyız?

İşrak, güneşin doğması anlamına gelir. İşrak ibadeti ise, biraz öncesi ve biraz sonrasıyla bu vakti ibadetle geçirmeyi ifade eder. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu vakit için bize, iki ibadet tavsiye etmiştir.

Resul-i Ekrem Efendimiz’in (s.a.s.) birinci tavsiyesi zikirdir. Sabah namazını kıl dıktan sonra güneşin doğup bir miktar yükseleceği vakte kadar Kur’ân-ı Kerîm tilaveti, salâtüselâm, istiğfar ve tesbihle meşgul olarak bu tavsiyeyi yerine getire biliriz.

Peygamber Efendimiz’den (s.a.s.) rivayet edilen sabah zikirleri, tesbihat ve dualar da okunabilir. Resulullah Efendimiz’in sabah ve akşam yaptığı zikir, tesbih ve dualar, İslam’ın en sahih kaynakları olan Kütüb-i Sitte’den derlenerek Server Yayınları’nın “Dua: Evrâd-ı Şerîfe” adlı eserinde bir araya getirilmiştir. 5

Resul-i Ekrem Efendimiz’in (s.a.s.) ikinci tavsiyesi ise namazdır. Vakti, güneş doğduktan bir müddet sonra başladığı için bu namaza “işrak namazı” denir. İşrak namazı, öğle vaktinin girmesine kısa bir süre kalıncaya kadar kılınabilir. Güneşin doğup öğlene kadar sürekli yükseldiği süreye Arapçada “duhâ vakti”, Türkçede ise “kuşluk vakti” dendiği için bu namaz “duha namazı” veya “kuşluk namazı” olarak da bilinir.

Peygamber Efendimizin işrakla ilgili uygulamaları

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) işrak namazı kılmıştır. Bazen bu namazı her gün kılmaya devam etmiş, bazen de ara vermiştir.6 Mesela Berâ b. Âzib (r.a.), Pey gamber Efendimiz (s.a.s.) ile birlikte on sekiz sefere katıldığını, bu seferlerde onun öğleden önce güneş yükselirken kıldığı iki rekât namazı hiç terk etmediğini belirtmiştir.7

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), ashabına da işrak namazı kılmalarını tavsiye etmiştir. Nitekim sahâbe-i kirâmdan Ebû Hüreyre, Ebu’d-Derdâ ve Ebû Zerr (r.a.), Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.), kendilerine her ay üç gün oruç tutmalarını, işrak namazı ile vitir namazı kılmalarını tavsiye ettiğini bildirmişlerdir.8

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) bu namazı bizzat kılması, ashabına da kılmalarını tavsiye etmesi ve kılanların büyük sevaplar kazanacağını müjdelemesi, işrak namazının hem dinen meşru hem de çok faziletli bir ibadet olduğunu göstermektedir.

Son devrin İslam alimlerinden gönül dostumuz Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan da hayatı boyunca sabah namazlarınndan sonra Evrad-ı Şerif okumayı ve işrak namazı kılmayı önemsemiştir.

İşrak namazını kılmanın sevabı nedir?

Peygamber Efendimiz (s.a.s.), işrak namazı kılanın hac ve umre yapan kişi kadar sevap alacağını bildirmiştir.9

İşrak namazını on iki rekât kılan mümine Allah Teâlâ’nın (c.c.) cennette altın bir köşk vereceğini müjdelemiştir.10

Abdullah b. Amr b. Âs’ın (r.a.) şöyle dediğini nakletmiştir: “Allah Rasûlü (s.a.v.) bir seriyye [askeri birlik] gönderdi. Onlar ganimet elde edip çabucak döndüler. İnsanlar da gaza ettikleri yerin yakınlığı, ganimetlerinin çokluğu ve çabucak dönüşleri hakkında konuşmaya başladılar.”

Bunun üzerine Allah Rasûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Size gaza yeri onlardan daha yakın, ganimeti onlardan daha faz la, dönüşü de onlardan daha yakın olanı haber vereyim mi? Her kim abdest alır, sonra Duhâ nâfile namazını kılmak üzere sabah erkenden fecir vaktinde mescide giderse; işte o, gaza yeri en yakın, ganimeti en çok, dönüşü de en yakın olandır.”11 

İşrak namazını ne zaman kılmalıyız?

İşrak namazının vakti hadis rivayetlerinde, o zamanın şartları çerçevesinde orta ya konmuş; bazen “güneş doğduktan sonra”, bazen “kumun sıcaklığından ayağın yandığı vakit” diye tanımlanmıştır.12 Bazı rivayetlerde ise doğduktan sonra güneşin bir veya iki mızrak yükseldiği vakit şeklinde daha somut bir tanım getirilmiştir.13

Güneşin doğuşunun ve yükselişinin gözle görülebildiği kırsal kesimlerde bu tür tanımlar işrak namazının vaktini anlatan kesin ve net ifadelerdir. Ancak şehir hayatında ve güneşin görülemeyeceği yer ve zamanlarda işrak namazının vaktini saate bağlı olarak belirlemekten başka çare yoktur. Güneşin doğup bir mızrak boyu yükselişi de şehirden şehre, ülkeden ülkeye, mevsimden mevsime az çok değişmektedir.

Bayram namazlarının kılındığı vakit ile işrak namazının başlama vaktinin aynı olması, işrak namazının vakti hakkında bir fikir verebilir. Dünyanın ekvatora yakın bölgelerinde güneşin doğuşuyla bir mızrak boyu yükselişi arasındaki süre daha kısa iken ekvatordan uzak bölgelerde daha uzundur. Ayrıca aynı şehir için mevsime göre de bu süre değişmektedir. Bu nedenle işrak namazının başlama vakti hakkında, dakika cinsinden bütün dünyada geçerli olacak bir zaman belirtmek doğru değildir.14

İşrak namazını nasıl kılmalıyız?

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) işrak namazını nasıl kıldığını anlatan rivayet lerde iki rekâttan on iki rekâta kadar kıldığı belirtilmiştir.15 Yine bu rivayetlerde Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) kimi zaman iki rekâtta bir, kimi zaman dört rekâtta bir selam verdiği de bildirilmiştir.16

Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) bu uygulamalarından hareketle âlimler, işrak namazının iki rekâttan on iki rekâta kadar kılınabileceğini belirtmişlerdir. Yine âlimler, işrak namazının dörder rekâtlık bölümler hâlinde kılınabileceğini ifade etmiş; ancak iki rekâtta bir selam vermenin daha faziletli olduğunu vurgulamış lardır.17

İşrak namazı dörder rekât olarak kılındığında öğle namazının sünneti gibi, ikişer rekât olarak kılındığında ise sabah namazının sünneti gibi kılınır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) işrak namazında Fâtiha Sûresi’ni okuduktan sonra hangi sûreleri veya ayetleri okumayı tercih ettiğini belirten bir rivayet yoktur. Aynı şekilde işrak namazından sonra hangi duayı okuduğunu belirten rivayet de yoktur. Buna göre işrak namazını kılan kişi, her rekâtta kendi kolayına gelen sûre ve ayetleri okur, namaz bitiminde de dilediği gibi dua eder.

Sonuç olarak her mümin, işrak vaktini Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) tavsi yelerine uygun şekilde değerlendirerek Allah’ın kulu olduğu bilincini her daim diri tutmalıdır. 

Kaynaklar:

1 Tirmizî, “Salât”, 59, r. 586

2 Buhârî, “Teheccüd”, 6.

3 Buhârî, “Rikâk”, 38.

4 Tirmizî, “Salât” 188.

5 Dua: Evrâd-ı Şerîfe, Ankara: Server Yayınları, 2026.

6 Muvatta, “Kasru’s-salât”, 8; Tirmizî, “Vitr”, 15.

7 Tirmizî, “Sefer”, 3; Ebû Dâvûd, “Salâtü’s-Sefer”, 7.

8 Buhârî, “Teheccüd”, 33; “Savm”, 60; Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn”, 85. Diğer sahabilerden gelen rivayetler için bk. Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn, 86; Nesâî, “Sıyâm, 81.

9 Ebû Dâvûd, “Salât”, 49. Ayrıca bk. Tirmizî, “Salât” 59.

10 Tirmizî, “Vitr”, 15; İbn Mâce, “İkâmetü’s-salât”, 187.

11 Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/175.

12 Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn”, 143,144; Ebû Dâvûd, “Tetavvu‘”, 11; İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, II/174.

13 Tirmizî, “Sefer”, 29; İbn Mâce, “İkâmetu’s-salat”, 109

14 İşrak namazı vaktinin belirlenmesiyle ilgili daha ayrıntılı bilgi için https://www.serverdua.com/israknamazi adresine bakılabilir.

15 Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn”, 78-84 [719 vd.]; Tirmizî, “Vitir”, 15 [473]; İbn Mâce, “İkâmetü’s-salavât”, 187 [1380].

16 Müslim, “Salâtü’l-müsâfirîn”, 79; İbn Mâce, “İkâmetu’s-salât”, 187.

17 Tahtâvî, Hâşiye, s. 395

­

 

 

 

 

 

© İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Kabe
Canlı Yayın
Şuan Canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
Canlı Yayın close icon
AKRA CANLI
Canlı Yayın
Canlı Yayın Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close